İnternet, günümüzde çok kullanılan bir iletişim aracı. İnternet üzerinden haberleşmenin yanı sıra tanıtım ve ticari faaliyetler de gerçekleştirilebiliyor. Türkiye'de kullanımı giderek yaygınlaşan internetin yakın takipçilerinden biri de lojistik sektörü. Lojistik sektöründeki firmalar kendi web sitelerini hazırlatarak faaliyetlerini internet üzerinden tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda kurdukları sistemlerle müşterilerine online yük takibi, online araç takibi, online sipariş, online cari hesap ekstresi gibi hizmetler de sunuyorlar.
Günlük hayatın yanı sıra ticareti de hızlı ve kolay hale getiren internet tabii ki 'dikensiz gül bahçesi' değil. İnternette iyi niyetli olmayan kişiler rakip firmaların ya da büyük kuruluşların alan adlarını (domain name) alarak çeşitli yollarla çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Bunun dünyada çeşitli örnekleri olduğu gibi Türkiye'de de somut ve can sıkıcı örnekleri mevcut. Örneğin yabancı menşeli bir şahıs Otokar Otobüs Karoseri Sanayi A.Ş.'nin internetteki alan adını alarak haksız çıkar sağlamaya çalışmıştı. Benzer durumlar Akbank ve Yapı Kredi gibi kuruluşların yanı sıra Tarkan ve Cem Yılmaz'ın da başına geldi.
# Domain adı günlük hayatta kullanılan esprili , ilgi çekici ve akılda kalıcı bir sözcükten oluşmalıdır.
# Domain adı kolay hecelenebilir olmalıdır. Bu hem akılda kalıcılığı hem de yazımını kolaylaştırır.
# Domain ismi olabildiğince kısa olmalıdır. Bu yüzden günümüzde 3 harfli domainlerin peşinde koşan onlarca girişimci bulunmaktadır. En pahalı domainler genelde 3 harfli domainler olmaktadır.
# Domain uzantısında .com ‘dan şaşmayın. İnternet kullanıcılarının en çok rastladığı ve onlarda alışkanlık yaratan uzantı .com’dur. Alternatif olan .net ve .org gibi uzantılar kullanıcının sitenizi bulmasını zorlaştıracak ve sizin için hit kaybına yol açacaktır. Ayrıca standart tarayıcılarda örneğin “burakeraykayis” yazıp CTRL + ENTER yaptığınızda anında “http://www.burakeraykayis.com” adresine gitmek mümkündür. Yani “.com” uzantısı ekler. Bu da demek oluyor ki her yönden kullanışlı olan “.com” dan bir an olsun vazgeçmemeliyiz.
ELMA, KROM ve B VİTAMİNLERİ KOMPLEKSİ yapay ve endüstri ürünü olmayan, doğal maddelerle iştah kesmeye ve yağ yakmaya yardımcı olur.
APPLE&CHROMUM DÜZELİ KULLANIMDA
* Kilo kontrolünü kolaylaştırmaya, kilo vermeye,
* Yağ kaybını hızlandırmaya, yağsız kas kitlesini arttırmaya,
* Tatlıya olan iştahın kesilmesine,
* Diyabetiklerde kan şekeri ayarını düzenlemeye,
* LDL-kolesterolü azaltmaya, iyi huylu HDL-koleströü yükseltmeye,
* Kabızlığı önlemeye, hazmı kolaylaştırmaya ve şişkinliği gidermeye,
* İçerdiği doğal asitler ve enzimlerle kanın daha sağlıklı ve ince akmasına,
* Kadınlarda adet ağrılarının giderilmesine,
* İçinde bulunan B komplex vitaminleri sayesinde, daha az beslenerek daha zinde ve güçlü kalmanıza,
* Alkollü içki tüketme isteğini azaltmaya yardımcı olur.
İçeriğinde bulunan Metabolizmanın çalışmasını sağlayan yakıt olan sirke asidi, metabolizmada bir yan ürün olarak meydana gelir. Gıdalarla bünyemize aldığımız yağ ve karbonhidratların, sirke asidinin yardımı olmaksızın sindirilmesi hemen hemen mümkün olmayacaktı denilebilir.
İnsan metabolizmasının mükemmel çalışabilmesi için yaklaşık 100 gram gereklidir. Kim muntazaman elma sirkesi tüketirse, sindirimi kolaylaştırmış ve metabolizmasını harekete geçirmiş demektir.
Veda Hutbesi Hz. Peygamber (S.A.V.)'ın 114 bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe'dir. Hz. Peygamber (S.A.V.) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini bildirip vefatının yaklaştığını ima ettiği, sonraki gelen günler de O'nun (S.A.V) bu sözlerini doğruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği hutbeye de Veda Hutbe'si adı verildi.
1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.
7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.
8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.
9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.
" Sehab=bulut" adında bir sanığı vardı, onu Hz.Ali'ye giydirdi. Sarık sarar sarığın altınada kalensüve (fes, takke,başlık vb) giyerdi. Bazen kalensüveyi sarıksız giyer, bazende sarığı kalensüvensiz sarardı. Sarık sardığı zaman sarığını omuzları arasında sarkıtırdı. Gömlek giymiştir, en sevdiği elbise gömlekti, gömleğinin kolu bileğine kadardı. Cübbe, kaftana benzer (ense tarafından yırtmaçlı bir elbise) olan ferrûc ve ferace giymiştir. Ayrıca kaftanda giymiştir. Yolculukta yenleri dar bir cübbe giymiştir. (Belden aşağıya giyilen peştamel gibi bir giyecek olan) izar ve (bedeni örten üsten giyilen şal gibi bir örtü olan) rida giymiştir. Kırmızı hülle giymiştir. Hulle izar ve ridadan oluşan takıma denir. Bu iki giyecek birlikte olursa ancak o zaman hulle adını alır. Hz. Peygamberin (sa) hullesinin, başka renk katışmamış sade kırmızı olduğunu sanan yanılgıya düşmüştür.
* Yaratılış ve ahlâk itibariyle insanların en üstünü idi.
* Bütün Peygamberlerin en güzeli o idi.
* Boynu uzun ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları kalın, parmakları uzundu.
* Kendisi şişman değildi.
* Uzuna yakın orta boylu, güçlü ve kuvvetli idi.
* Mübarek cildi ipekten yumuşaktı.
* Yüzü hafifçe yuvarlak, kaşları hilâl gibi idi.
* Kirpikleri uzun, gözleri kara, büyük ve son derece güzeldi.
* Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düz idi.
* Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi.
* Cismi güzel, kokusu hoş idi.
* Sünnetli olarak ve göbeği kesik vaziyette doğmuştu.
* Yüzü gül gibi kırmızıya benzeyen beyaz ve nuranî, berrak ve ışıklı idi.
* Dişleri inciler gibi beyazdı.
İnsanlığın iftihar Tablosu'nun doğumu, topyekûn insanlığın da yeniden doğumu sayılır. O'nun dünyayı şereflendireceği güne kadar akın karadan, gecenin gündüzden, gülün de dikenden farkı yoktu; dünya âdetâ umumî bir mâtemhâne, varlık da tıpkı bir kaostu.. O'nun eşyanın yüzüne çaldığı nur sayesinde, zulmet ziyâdan ayrıldı, geceler gündüze kalboldu; kâinat kelime kelime; cümle cümle, fasıl fasıl okunur bir kitap haline geldi.. ve her şey âdetâ yeniden dirildi ve gerçek değerini buldu.